Qaraim languages and literatures and Karaism

Qaraim languages and literatures and its Archive Blog Qaraim Tili

QARAIM LANGUAGES AND LITERATURES ONLY

The Qaraim (Karaites) are a religious and cultural group made up of individuals who adhere to the tenets of the Old Testament of the Hebrew Scriptures alone. Their ethnic and religious roots have been a subject of ongoing discussions to the present day.

Over the centuries they have developed their own spiritual and secular literature, creating their own distinct dialects apart from the standard forms of the languages in the areas in which they've lived.

The question is still open as to whether these dialects can be considered independent languages, since they have their own written traditions. These dialects include: Qaraite Hebrew of Constantinople, Qaraite Turkic (several dialects of Crimea, Lithuania, Ukraine), Qaraite Arabic, Qaraite Aramaic, Qaraite Greek of Turkey and the Qaraite Persian dialects.

The number of literary works written in these dialects is enormous, and has hardly been explored. Due to the efforts of their religious opponents, such as the Pharisees, the Qaraim were labeled as an insignificant and unimportant sect.

Since the discovery of the Cairo Geniza, the Dead Sea Scrolls and the Avraham Ben Shemuel Firkovich collections, anthropologists and lingusts no longer consider the Qaraim as such anymore. Qaraim studies have become a hot topic in academic circles, but despite this recent revival of interest in the Qaraim, the linguistic and literary aspect of Qaraim culture remains largely unexamined. This blog is focused SOLELY upon research involving the examination and restoration of the LANGUAGES and LITERATURES of Qaraim.
Showing posts with label Karaite. Show all posts
Showing posts with label Karaite. Show all posts

Monday, October 26, 2015

Karay Milli Kahramanı Büyük Komutan Mark Fedoroğlu Tapsaşar

 

Karay Milli Kahramanı Mark(Nesim) Fedoroğlu Tapsaşar 1872 yılında Odesa şehrinde dünyaya geldi. Odesa’da Askeri Eğitimini tamamladı.

Yüzbaşı rütbesiyle, Japon-Rus Savaşında Port Artur’da savaştı. Kvantunski’nın yedinci deniz birliğine komutanlık yaptı.
 
Karay Milli Kahramanı Yüzbaşı Tapsaşar, 15 Ekim’i 16 Ekim 1904 bağlayan gece, karşı tarafın sahip olduğu üstünlüğe rağmen, giriştikleri çatışma sırasında, Japonlara yaptığı karşı hücum sırasında hayatını kaybetti.

Japon siperlerine girip, 16 adet düşman Japon askerini etkisiz hale getirdi.

Japonlar, onun cesaretine hayran kaldılar. Karay Milli Kahramanının naaşına gereken hürmeti göstererek cepheden taşıdılar.

Rus tarafına, askeri törenle teslim ettiler. Naaş’ın  devri sırasında, taraflar tüm cephelerde süreli ateşkes kararı aldılar.

Japon İmparatorunun himayesi ile, Büyük Karay Komutanı Tapsaşar’ın kılıcının bir kopyası hazırlatıldı ve İmparatorluk Askeri Müzesinde, Mücadelenin Zaferi adıyla sergilendi.

Savaştan sonra orijinal kılıç, Rus Komutanlığına iade edildi. Karay Halkının bağrından çıkmış Kahramanın Naaşı Askeri Törenle Liaoteşan Askeri Şehitliğine defin edildi.

 

Kahraman Karay Mark Fedoroğlu Tapsaşar için Balta Tiymez Mezarlığında, Bahçesaray, Kırım, Ukrayna’da bir anıt mezar (yolci taş) yapıldı.

 

Karay Halkının bağrından çıkmış Büyük Komutan Tapsaşar’ın adı Karay Halk Türküsü Port Artur ile beraber ebedileşmiştir.


Thursday, August 28, 2014

Kutsal Topraklardaki Karay Cemaati Dini Konseyinin 304. Ay Döngüsü 18.yıla göre tayin ettiği 5775 (2014-2015) yılı Dini Bayram ve Oruç Günleri Listesi

Kutsal Topraklardaki Karay Cemaati Dini Konseyinin 304. Ay Döngüsü 18.yıla göre tayin ettiği 5775 (2014-2015) yılı Dini Bayram ve Oruç Günleri Listesi
 
Roş Haşana-Yom Terua-Bıtgı Künü(Yeni Yıl)  26.09.2014
Yom Kippur (Kefaret Günü)-Boşatlıh              05.10.2014

Sukkot-Orah Toyu                                           10.10.2014    
Şemini Açeret                                                      17.10.2014
Çom Şevii-Oruç                                                19.10.2014   
Tevet Ay’ının 10.günü Orucu                           02.10.2015
Purim-Kınış 1.Gün                                              06.03.2015
Layla Seder-Pesah Seder Gecesi                     04.04.2015
Hag AMaççot-Pesah-Tımbıl Hıccı 1.Gün        05.04.2015
Yom Hanafat Ha’Omer                                      05.04.2015

Şevii Aseret-Pesah 7.Gün                                 11.04.2015
Holokost Anma Günü                                        16.04.2015
Şavuot-Aftalar Hıcı                                             24.05.2015
Çom Revii-Revii Orucu                                      26.06.2015
Çom Hamişi-Hamişi Orucu                               24.07.2015
Çom Eyha-Asara BeAv-Eyha Orucu                27.07.2015  
Roş Haşana-Yom Terua-Yeni Yıl (5776 Yılı)   15.09.2015



 
 

Thursday, August 7, 2014

Kırım Karaylarının dini sergisi yeniden Bahçesaray Çufut Kale’de

 
 

BAHÇESARAY (QHA) - Kırım'ın Bahçesaray bölgesinde yerleşen ve nüfusları giderek azalan Musevi Türk topluluğu olan Karaylar için tarihi öneme sahip Çufut Kale’de bulunan Küçük Kenasa’da (Malaya kenasa) iki yıllık aradan sonra 23 Temmuz tarihinde “Fotoğraflarla Kırım Karaylarının Dini” sergisinin açılış töreni yapıldı.

Sergide Akmescit, Kezlev (Yevpatoriya), Vilnius, Litvanya’nın Trakai şehrinde ve Karayların toplu yaşadığı diğer bölgelerde bulunan kenasaların mimari özellikleri, 19.-20. yüzyıllarda Karay kenasalarının iç mimarisi anlatılıyor, papazın (hazzan) kıyafeti, dini kitaplar ve belgeler yer alıyor.

Sergi, 30 Eylül tarihinde kadar ziyarete açık olacak. Sergi, 9.00-17.00 saatleri arası Pazartesi ve Salı hariç her gün çalışıyor. Giriş serbest.

Karayların sergisi, kapatılması gereken tarihten bir hafta önce, 23 Eylül 2011 tarihinde kapatılmıştı. Kırım Karayları, 2011 yılının Aralık ayında, Bahçesaray Milli Parkı yönetimini, Karayların kültürünü yok etmekle suçlamıştı. Bahçesaray Milli Parkı’nın o dönemki Müdürü Valeriy Naumenko, serginin alarm sisteminin bozulmasından dolayı erken kapatıldığını, tamirden sonra yeniden açılacağını söylemiş, fakat daha sonra iki yıl içerisinde sergi açılamamıştı.

Kaynak= Kırım Haber Ajansı

http://qha.com.ua/karaylarin-dini-sergisi-yeniden-cufut-kale-de-133315tr.html


БАХЧЕСАРАЙ (КЪХА) - Кырым'ын Бахчесарай больгесинде ерлешен ве нюфуслары гидерек азалан Мусеви Тюрк топлулугъу олан Карайлар ичин тарихи онеме сахип Чуфут Кале’де булунан Кучюк Кенаса’да (Малая кенаса) ики йыллык арадан сонра 23 Теммуз тарихинде "Фотогърафларла Кырым Карайларынын Дини" сергисинин ачылыш тёрени япылды.
Сергиде Акмесджит, Кезлев (Евпатория), Вильниус, Литванья’нын Тракаи шехринде ве Карайларын топлу яшадыгъы дигъер больгелерде булунан кенасаларын мимари озелликлери, 19.-20. юзйылларда Карай кенасаларынын ич мимариси анлатылыёр, папазын (хаззан) кыяфети, дини китаплар ве бельгелер ер алыёр.
Серги, 30 Эйлюль тарихинде кадар зиярете ачык оладжак. Серги, 9.00-17.00 саатлери арасы Пазартеси ве Салы харич хер гунь чалышыёр. Гириш сербест.
Карайларын сергиси, капатылмасы герекен тарихтен бир хафта оньдже, 23 Эйлюль 2011 тарихинде капатылмышты. Кырым Карайлары, 2011 йылынын Аралык айында, Бахчесарай Милли Паркы ёнетимини, Карайларын культюрюню ёк этмекле сучламышты. Бахчесарай Милли Паркы’нын о дёнемки Мудюрю Валерий Науменко, сергинин аларм системинин бозулмасындан долайы эркен капатылдыгъыны, тамирден сонра ениден ачыладжагъыны сёйлемиш, факат даха сонра ики йыл ичерисинде серги ачыламамышты.

Sunday, August 3, 2014

Sefer Teilim-Kırım Karayca-Zebur-Yardım Duvası Tefilası

Yardım Duvası-Tefillası

Baş çalğıcı içün. Al-Haşşeminit-Davidniñ Mizmorı.

Qurtar meni, ya HaŞem!
Çünki imanlılar ğayıp oldı,
adam oğullarınıñ arasında işançlılar qalmadı.

Er kes bir-birine yalan ayta,
dudaqları yaltaqlanalar,
yürekleri ekiyuzlüdir,

Er bir yaltaqlanğan ağıznı,
buyük laflar etken tillerni
HaŞem qırıp taşlasın!

Biz tilimiznen yeñecekmiz,
dudaqlarımız biznen!
Kim bizge efendilik yapar?-dey olar.

Fuqareler qıynalalar,
yoqsullar ağlaylar.
Şunıñ içün şimdi turacağım,-dey
HaŞem.

-Olar tuzaqqa tüşürecek adamnı
havfsız yerde saqlaycağım.

HaŞemniñ sözleri,temiz sizlerdir.
Olar topraqtan alınıp, ocaqta
temizlengen,
yedi kere iritilgen kumüşke oşay.

Sen, ya HaŞem, olarnı saqlarsıñ
Sen er vaqıt olarnı boyle adamlardan
qorçalarsıñ.

Adam oğullarınıñ arasında
yaramaylıq yuqarığa koterilgende,
insafsızlar er yerde yureler.


Wednesday, July 23, 2014

Karaylar Kırım Akmescit(Simferopol) Şehrindeki Kenasaya(Kallarına) kavuştu

AKMESCİT / SİMFEROPOL (QHA) - Kırım Başkan Vekili, Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov, 23 Temmuz tarihinde “Çolpan” Kırım Karaylar Derneği Başkanı Dmitriy Polkanov’a Kırım Bakanlar Kurulu’nun “Karay kenasası binasının ücretsiz kullanıma verilmesine ilişkin” kararı teslim etti.

Kırım Bakanlar Kurulu Basın Servisi’nin bildirdiğine göre, Dmitriy Polkanov, “Kenasanın geri alınması konusunu derneğimizin kuruluş gününden beri gündeme getiriyorduk. 23 yıl boyunca Kiev’den sadece ret cevapları aldık. Şimdi ise Kırım’ın, evi Rusya Federasyonu’na dönmesinden sonra ilk talebimiz üzerine bina bize iade edildi. Kırım Başkan Vekili Sergey Aksyonov ve Kırım yönetimine Karaylara gösteren dikkat için teşekkür ediyoruz” dedi.



Kırım yönetiminin, Kırım’da yaşayan tüm halkların temsilcileri ile işbirliği yapmaya hazır olduğunu belirten Sergey Aksyonov, “Kırım Cumhuriyeti yönetimi, Kırım’da yaşayan tüm halkların temsilcileriyle işbirliği yapmaya hazır. Akmescit’teki kenasanın Karaylara iade edilmesi konusunda sonunda adaletin kazandığını düşünüyorum!” diye kaydetti.

Kırım Başbakan Yardımcısı, Kırım İç Politika, Enformasyon ve İletişim Bakanı Dmitriy Polonskiy, Karay kenasası binasının Akmescit’in mimari incisi olacağından emin olduğunu ifade etti.

Dmitriy Polonskiy, “Kenasanın sadece bir ibadet yeri değil, Akmescit’in mimari incisi olacağından eminim. Kenasanın Karaylara iade edilmesi, Kırım için çok önemli, çünkü küçük ve büyük halkların barış ve uyum içinde yaşaması gerekiyor” diye kaydetti.

Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti Viktor Yanukoviç'in cumhurbaşkanlığı dönemindeki yönetimi, 2012 yılında kenasayı Karaylara iade edileceğini kaydetmişti. O dönemde Kırım Başbakanı Anatoliy Mogilyov ve Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu Vladimir Konstantinov, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Milli Azınlıklar Yüksek Komiseri Knut Vollebaek’a kenasanın 20 Kasım 2012 tarihine kadar Karaylara iade edileceğini vaat etmişti. Ancak bina Karaylara iade edilmedi, Karayların ibadet etmesi için binanın sadece 3. katı ayrılmıştı.

Akmescit’teki kenasa, Karayların 19. yüzyılda Akmescit’te inşa ettikleri ibadethanedir. Kenasa, Kırım’da Karayların sayısının artması nedeniyle Karaimskaya sokağında eski kenasa binasının yanında 1891-1896 yıllarında inşa edilmişti. Kenasa binası, 1936 yılından itibaren Kırım Devlet Televizyon ve Radyosu’nun, radyo stüdyosu olarak kullanılıyordu.
QHA

http://qha.com.ua/karaylar-kenasaya-kavustu-133246tr.html

Kaynak: Kırım Haber Ajansı

Sunday, January 26, 2014

Test, Sınav, Sözlü'de başarılı olmak için okunan Beraha-İstanbul Karay Geleneği göre telafuz ile

Kali Evdomada Politima Pisti, İyi haftalar Değerli Cemaat, Şavua Tov Yakarim Maaminim.

Yisrael Karay Cemaati tarafından hazırlanmış Berahot-Kutsamalar Kitabından sizlerle önemli bir daha Berahayı paylaşacağım. Karay Geleneğine göre ders çalışma sırasında veya test-sınav veya sözlüye girmeden evvel okunması gereken bir kutsama duasıdır.



Ad..(Adonay) Elohay Velohe Avotay,
Ata Yadaa'ta Et Mişalot
Libi, ki ata bohen kelayot
Va-lev. Uv-yadeha Koah
Le-hoşieni ve-laazor Li
Ul-hazek la-kol. Şelah
Oreha vaamiteha Hema
Yanhuni Be-hol Derahay:
Ana Eloay, Ten li Leşon
Limudim vaazor li lehitrakez
Ul-haçliah lilmod velizkor
Et kol ha-homer la-mivhan.
Azor li le-haşiv bazeman et
Ha-teşuvot ha-nehonot
Şe-yimçeu hen Be-ene
Bohanay veşe-lo yikre li
Şum bilbul o hisus bişat
Ha mivhan. Ana Eloay Zakeni
Lehitkadem Ba-hayim,
Lehaçliah, leyasem letova et
Ma Şe-Ani lomed ve-la-azor
Livne Adam. Ana Ad..
Hoşia'Na, Ana Ad..
Haçliha Na: Ve-yihyu
Le-raçon Aimre Fi Ve-higyon
Libi lefaneha, Ad.. Çuri
Ve-goali: Baruh Ad..
Le-O'lam, Amen VeAmen:

Zor ve Sıkıntıda olunan zamanlarda okunan Beraha-İstanbul Karay Geleneği göre telafuz ile

Kali Evdomada Politima Pisti, İyi haftalar Değerli Cemaat, Şavua Tov Yakarim Maaminim.

Kutsal Topraklardaki Karay Cemaati tarafından hazırlanmış Berahot-Kutsamalar Kitabından sizlerle önemli bir Berahayı paylaşacağım. Karay Geleneğine göre zor ve sıkıntıda olduğumuz zamanlarda okunması gereken bir kutsama duasıdır.



Ad.. Elohay Ve-lohe avotay,
Ata yadaa'ta et çarat
nafşi ve-et kol makh-ovay, Ki
Ata bo-khen Kelayot Va-lev.
Uv-yadeha Ko-ah Le-hoşieni
Ve-laazor Li U-l'hazek La-kol.
Şelah Oreha va-amiteha
Hema Yanhuni be-hol
Derahay:
Al-tevi-eni lide nisayon, El
Elyon kpne şamayim vaareç,
Veal Ekaşel be-diburay
Uv-maa'say kenegdeha
Uhneged bene adam uslah
Lehol hatotay ufşaay.
Honeni verahameni şomra
Li Et beri-ut gufi vehaçileni
Mikol pegaim raaim
Umimahalot umikol gezerot
Kaşot. Ten li menuhat nefeş
Veruah, veharhek milibi
Kol yagon, anaha vi-uş
Veten li koah veoçma
Lekayem et kol miçvoteha.
Ve-zakeni laasot çedakot
BeYisrael uvaadam,
Veyismehu bi kol yereeha
Vegam ani esmah bahem.
Şelah birhateha alay veal
Beti veal kol hasideha.
Haşbet milhamot ben
Haamim uvatel sina ben
Bene haadam umale mişalot
Libi letova. Veyihyu leraçon
aimre fi vehigyon libi
Lefaneha, Ad.. çuri
Ve-goali: Baruh Ad..
Leolam, Amen VeAmen

Wednesday, December 4, 2013

Hastalarımız için Beraha(Kutsama)-İstanbul Karay Geleneği göre telafuz ile

Kalispera sas Politima Pisti- İyi Akşamlar Değerli Maaminler- Aqşam Yahşı Bolsun Camaat-

Erev Tov Maaminim Yakarim...

Vaktim oldukça hayatınızda ihtiyaç duyacağınız bir kısım Karay Geleneğine göre Berahaları-Kutsamaları sizlerle paylaşacağım. Bu hafta sizlerle paylaştığım Beraha Hastalar için. Boşluk kısmına Hastanın Adı Soyadı ve Baba Adı koyularak okunur.

Sevgilerimle,

Adonai Elohe Yisrael
Be-rahamav Ha-rabim
U-vahasadav Ha-gedolim
Veha-ne-emanim, Hu Yahon
Vi-rahem Ve-yahmol A’l
Ma-a’lat _______ Ve-hol hole
A’mo Bet Yisrael şe-nafelu
Be-holi. Elohe Yisrael
Be-rahamav Ha-rabim
Yehayehem Me-holyam
Ve-yirpa-em Mi-mah-ovam,
Vi-rahem A’lehem: Vi-kimem
Ve-yahalimem Mi-mahalatam:
Vi-kayem A’lehem Mikra
Şe-katuv: Va-yomer Aim
Şamo-a’ Tiş-maa’ Le-kol
Adonai Eloheha Ve-hayaşar
Be-e’nav Ta-a’se Veha-azanta
Le-miçvotav Ve-şamarta Kol
Hukav, Kol Ha-mahala Aşer
Samti Be-miçrayim Lo Asim
A’leha Ki Ani Adonai Rofe-eha:
Ve-hesir Adonai Mi-meha Kol
Holi, Ve-hol Madve Miçrayim
Ha-ra-i’m Aşer Yadaa’ta Lo
Yesimam Bah U-n’tanam
Be-hol sone-eha:
Refa-em Adonai Ve-yerafe-u
Hoşi-e’m Ve-yivaşe-u’ Ki
Tehilati Ata: El Na Refa Na
Lahem: El Na Refa Na Lahem:
El Na Refa Na Lahem:
Adonai Hoşi-a’, Ha-meleh
Ya-a’nenu Be-yom Kor-enu:
Baruh Adonai Le-O’lam Amen
Ve-Amen:



Saturday, October 19, 2013

Sefer Teilim-Kırım Karayca-Zebur-Birinci Kitap-5-Qorçalav Duvası-Qorçalav Tefilası

Qorçalav Duası-Tefillası

Baş çalğıcı içün. Al-Hannehilot. Davidniñ mizmorı.

Sözlerimni eşit, ya Ha-Şem,
tüşüncelerimni añla.

Fiğan etken sesimni diñle,
ey, Han ve T-ñrim,
çünki men Saña duva etem.

Saba sesimni eşit, ya Ha-Şem.
Sabadan Seniñ aldıña duvamnı ketirip,
cevapnı umütnen beklerim.

Çünki Sen yamanlıqnı sevgen T-ñri degilsiñ,
yaman adam Seniñ yanıñda yer tapmaz.

Maqtañğan adamlar Seniñ qarşıñda
turmaz.
Qanun bozğanlarnıñ episini korecek kozüñ yoq.

Yalan aytqanlarnı Sen yoq etersiñ.
Ha-Şem qannaz ve yalancı adamlarğa
igrençnen baqar.

Men ise, Seniñ buyük sevgiñ içün,
Seniñ eviñe kirecegim,

Senden qorqıp, muqaddes Sarayıña taraf bel bukecegim.

Meni Seniñ adalet yoluña qoy,
çünki duşmanlarım meni kozeteler.

Seniñ yoluñ ogümde doğru olsun, ya Ha-Şem!

Olarnıñ ağzında doğrulıq yoqtır,
içlerinde ise olüm.
Boğazları-açıq mezar,
oz tillerinen aldatalar.

Ey, Ha-Şem, olarnı cezağa uküm et!
Olarnıñ yaman niyetleri ozlerini  ursun!
Gunaları çoq olğanı içün,
olarnı tışarığa quv,
çünki olar Saña qarşı çıqtılar.

Soñ Saña işanğanlar episi quvansınlar,
daima sevinçnen qıçırsınlar!
Olarnı Ozüñ qorçalaycaqsıñ,
Adıñnı sevgenler Sen içün
şeñlenecekler!

Çünki Sen, ya Ha-Şem,
insaflılarğa yahşılıq yapasıñ.
Seniñ razılığın olarnıñ çevre-çetlerini, qalqan kibi, qorçalay.

Saturday, August 24, 2013

İstanbul Karayları-Bu ülkede üç kuşak kadın Kelebek korseyle inceldi-Rita Ender-Agos


Şavua Tov, Kali Evdomada, Bueno Semana, Aftañız yahşı bolsuñ,
Yom Terua(Roş Aşana) idrak edeceğimiz bu sayılı günlerin hayırlara vesile olmasını canı gönülden temenni ederim.

Bugün İstanbul Karay Cemaatimizin mensuplarından Çarlık Rusyasında ve Kırım'da Dedesi bir numaralı tütün tüccarı ve simsarı Baruh Kohen olan Sevgili  İlya Avramoğlu (Kohen) ile Agos Gazetesi yazarı Rita Ender tarafından yapılmış olan  1 Haziran 2012 tarihli röportajı kendilerinin izinleriyle sizlere sunuyorum.

Bu Ülkede Üç Kuşak Kadın Kelebek korseyle inceldi

İnsanlar ölür, mekanlar yaşar. İnsanlar unutur, mekanlar hatırlatır. İnsanlar değişir, mekanlar değiştirilir. Ama eğer insanlar mekanların hafızasına saygı duyarsa, işte o zaman her şey canlı kalır. Türkiye'nin hafızası, tüm değişime rağmen sanki en çok Beyoğlu'nda canlı durur, İstiklal Caddesi'nde tazelenir. Bütün hesaplar burada görülür, tüm halk mücadeleleri için buraya gelinir. Öğrenciler de, eşcinseller de, işçiler de, feministler de, milliyetçiler de, polisler de burada bağırır. Yol üstündeki tüm dükkanlar ve sahipleri eyleme katılabilir, ama -'eylem'de mağdur da edilebilir. Tıpkı, 75 yıldır 433 numarada faaliyet gösteren Kelebek Korse Mağazası'nın başına geldiği gibi.

İstiklal Caddesi'nin 433. numarası, bugünkü İlya Avramoğlu (Kohen)'na büyükbabasından kalmış;  büyükbabadan babaya, babadan oğula intikal etmiş. Fakat mekan üçünde farklı hatıralar bırakmış, çünkü tarihçi Marc Bloch'un söylediği gibi, 'İnsanlar babalarından çok zamanlarının çocuklarıdır.'

İlya Avramoğlu (Kohen), Beyoğlu'nun, Kelebek Korse Mağazası'nın ve korseci olmanın inceliklerini anlattı, biz de ona kulak verdik.

Bu dükkanın adı neden Kelebek Korse?

Hanımlar niçin korse kullanır? Daha zayıf gözüksünler diye. Korse giydikleri zaman kendilerini kelebek kadar hafif hissederler. Büyükbabam işte bunun için koymuş bu ismi.

Kelebek korsenin büyükbabadan toruna uzanan hikayesi ne?

Buranın kuruluşu 1936. Evveliyatı da var; 1920'li yıllarda Terkos Pasajında korse malzemesi dükkanı varmış. Rahmetli büyükbabam ve kardeşi beraber açmış orayı. 1930'larda Türkiye'de neredeyse tek bir fabrika yokmuş.Tekstil üretimide yokmuş, korse üreten de yokmuş. İstiklal Caddesinde dükkanlar varmış. Kendi makineleriyle ürettükleri malı satıyorlarmış. Tabii, mal üretmek için malzeme lazım; bel lastiği, kumaş, korse lastiği, jartiyer... O zamanlar korse lastikleri yurtdışından geliyormuş. Büyükbabam bu tip malzemeleri satıyormuş. 10 yıl kadar orada çalışmışlar. Sonra o dükkan boşalmış; 1936'da büyükbabam, büyükbabamın erkek kardeşi ve babam burada korse satışına başlamışlar. 14 yaşındaymış babam o zaman.

Caddeye çıkınca üretim yapmaya da mı başlamışlar?

Evet. Atölyeydi burası. Dört makine, beş-altı işçi çalışıyordu. Ismarlama korse ve sütyen dikiyorduk; külot şeklinde korse, paçalı korse, skandal korse dediğimiz bel korseleri, sütyenler, mideli sütyenler... O zaman sütyenlerin %90'ı poplin kumaştan üretilirdi. Elastikiyet pek yoktu. 1950'lerde Türkiye'de yavaş yavaş çamaşır üreten fabrikalar kurulmaya başladı. Bugün kü meşhur büyük firmalar o dönemde küçük atölyeler olarak işe baladılar ve sonra çok büyüdüler. Yani ufak ufak fabrikasyona geçildi. Yavaş yavaş dükkanlarda üretim azalmaya başladı. Toptan mal almaya ve o ürünleri satmaya başladılar. Biz yaklaşık 1980 yılında kadar üretim yapmaya devam ettik. Sonra iyi işçi bulmakta zorluk çekmeye başladık ve üretimi tamamen kapattık. Sadece babamla ikimiz kaldık dükkanda. Anlaşmalı olduğumuz, babamın iyi tanıdığı bir iki firma vardı, onlar bizim ürettiğimiz malları üretmeye devam ettiler. Halen de ediyorlar. Bazı modeller Türkiye'de sadece bizde var.

Üretimi durdurmak, neredeyse meslek değiştirmek gibi bir karar olmalı. Zor olmadı mı böyle bir karar almak?

Mecburiyetten... Bu dükkan kurulduğu zaman çok iyi işçiler vardı. Eğitimli, kültürlü kişilerdi, genelde ekalliyetlerdendi; Rum, Ermeni... Türk işçilerimiz de vardı. Onlar da kabiliyetli ve eğitimli insanlardı. Fakat ondan sonra İstanbul muazzam göç almaya başladı, nüfus anormal şekilde arttı. İyi işçi bulmakta büyük sıkıntı çekmeye başladık. 1981'de burada bir işçi kız çalışıyordu, uyuşturucu kullanıyormuş. Bir gün biri geldi, kızı saçından sürükleye sürükleye götürdü. Elinde silahı vardı, babam bir şey yapamadı. Ondan sonra, Ben artık işçi mişçi çalıştırmam, mümkün değil dedi, atölyeyi tamamen kapattık. İşçiler olduğu zaman hem üretim, hem de tadilat yapabiliyorduk. Tadilat için sütyen, korse gelirdi ve bundan ciddi para kazanırdık. Öyle olunca, ciddi bir maddi güç eksildi. Sonra İstanbul'un şartları değişti. Bu dükkan kurulduğu zaman İstanbul'un yegane alışveriş merkezi Beyoğlu'ydu. Herkes alışverişe buraya gelirdi ama yıllar geçtikçe İstanbul çok büyüdü, alışveriş merkezleri açıldı.

Bir de, burası trafiğe kapandı. Biz, aşırı şiman veya ortopedik problemleri olan insanlara da mal satıyoruz. Onlar arabayla gelirlerdi, bu imkan da ortadan kalktı. Bu şekilde de bir iş kaybına uğradık. Şimdi çok zor şartlarda ayakta durmaya çalışıyoruz. İstiklal Caddesi'nde kira bedelleri inanılmaz yükseldi. Biz kilisenin kiracıyız, kilise bizi iyi kötü idare etti ama şimdi bazı sıkıntılar yaşanıyor. Ne kadar ayakta duracağız, Allah'tan başka kimse bilmiyor.

Dükkanda hiç bir şey değiştirmeden devam ediyorsunuz...

Evet, bu dekor 1900'lerin başlarından beri boyle. Zaten böyleymiş, biz de dekoru aynen muhafaza ettik. Ben burayı bu haliyle çok seviyorum. Sırf dükkanı görmek için gelenler oluyor. Burada  kapının önünde birkaç saat durun, bakın kaç kişi fotoğrafını çekiyor. Neticede tarihi eser gibi bir yer. Ellemeyi, yıkmayı filan hiç düşünmüyorum. Edebilirsek, aynen devam edeceğiz.

Dördüncü kuşak da baba mesleğini sürdürecek mi?

Benim oğlum bilgisayar mühendisi olmaya çalışıyor. Kızım daha çok küçük, ilkokulda. İlerisini bilemiyorum ama bugün ben tek başımayım. Babam çok yaşlandı, 90 yaşında, artık gelmiyor.

İnternet sitenizi siz mi hazırladınız?

Hayır, yeğenim Reha kurdu. Geliştirmeyi, oradan satış yapmayı da düşünüyor. Yeğenlerim ve oğlum Artık herkes internetten satıyor, sen niye satmıyorsun? diyorlardı. Başta biraz direndim ama sonra Tamam, kurun siteyi bir göreyim dedim. Daha çok yeni, çok küçük bir site www.kelebekkorsemagazasi.com. Ben anlamıyorum o işlerden. Ama şimdi yasal bir mecburiyet de var, her işletmenin internet sitesi olması lazım.

Burada yaşadıklarınızdan, sizde en çok yer eden anı hangisidir?

Babamın ve benim  yaşadığım ortak bir anı var. Ben lisede okurken çok sert bir felsefe öğretmenim vardı. Astığı astık, kestiği kestik, karşısında laf söylenmez... Ben Galatasaraylıyım, felsefe dersinin olduğu gün de Galatasaray,Beşiktaş maçı vardı. Maç saat 2'deydi, ders 11'de. Ben maça gideceğim. Dersin ortasında kalktım, Hocam dedim, Ben gidiyorum, Allahaısmarladık. Nereye gidiyorsun? dedi, İşim var, benim gitmem lazım dedim ve fırlayıp çıktım. Bir arkadaşım da benimle beraber geldi. Maça gittik, Beşiktaş'ı 3-1 yendik. Ertesi gün okula gittik, Çağırdı bizi, Dün nereye gittiniz diye sordu. Maçtaydık dedik. Babanla görüşmek istiyorum dedi bana. Ne sinirli bir kadın ama, biliyor musun! Babam sizinle görüşmek istemiyor dedim ve ciddi bir şamar yedim suratıma. Akşam beni şikayet etmek için dükkana geldi. Babam kendisinden özür diledi. Sonra, kadın burada çamaşır prova etti, prova ederken de tansiyonu düştü bayıldı. Babam telaşlandı, ambulans çağırdı. Bayılan birinin suratına tokat atarsın ya, kendine gelsin diye, babam bir de tokat attı. Babam sert bir adamdı. Halbuki beni görse tokatlayacak, ne demek okuldan çık, maça git! Neyse, ambulans geldi, ayılttılar kadını. Babam akşam evde kulağımı çekti, fazla bir şey demedi. En büyük anılardan biri bu, çünkü hem dükkan, hem okul, hem maç, hem ben varım. Anonim bir anıdır bu.

Nasıl bir şey Beoğlu'nda esnaf olmak?

Ben çok seviyorum bu mesleği. Devamlı iletişim halindesiniz. İnsanlar geliyor, gidiyor. Eğlenceli bir yer burası; devamlı yenilikler var, hareket varç Sıkılma ihtimali yok.

Her şey hep Beyoğlu'nda başlıyor, Beyoğlu'ndan geçiyor...

Evet, yürüyüş olmadığı zaman Bugün ne kadar sakin diyorum. Her gün olumlu, olumsuz yürüyüşler yapılıyor. Bazen sıkıntı oluyor, bazen olmuyor. Siyasi yürüyüşler de oluyor. 12 Eylül'den önce ne çatışmalar yaşandı burada... İngiliz Konsolosluğu'nun bombalandığı gün korkunç bir patlama oldu. Hemen dışarı çıkıp baktım. Zaten beş gün öncesinde sinagogda patlama olmuştu, kardeşim ölümden döndü. Kapıda ölenler de oldu, Allah rahmet eylesin. Toz bulutu gördüm ve bir koku aldım, günre kokusu. Baba dedim, İngiliz Konsolosluğu gitti. Prada bir sürü tanıdığımız var. Levent Büfe vardı. Eskiden Rumlara aitti, sonra onların yanında çalışanlar aldı. Ordövr tabağı, sucuklu yumurta, sosisli çok güzel şeyler yaparlardı. Dedim, Herhalde öldüler. Karşısında dönerciler vardı, dişçimiz de oradaydı. Neyse ki hiçbirine bir şey olmamış ölmemişler. Ben en çok provokasyondan korkarım, çünkü bir provokasyon oldu mu kıyamet kopuyor.

6-7 Eylül 1955'te koptu da...

Ben daha doğmamıştım o zaman, 1961 doğumluyum. Babam buradaydı. Ciddi zarar gördük. Dükkanın duvarları balyozla kırılmış. O kırık parçalar hala duruyor. Beyoğlu ve Şişli bölgesinde Rumların evlerine girmişler. Çok büyük sıkıntılar, eziyetler yaşanmış ama bir,iki kişi dışında can kaybı olmamış. Ehven,i şer diye bir laf vardır ya... Çok insan mahvoldu. Artık konuşmanın manası yok. Burada 6-7 Eylül ile ilgili film çekmek istediler, izin vermedim. O konuya girmek istemiyorum, çünkü çok üzücü bir hikaye. Çok insan büyük sıkınıtılar, kahır dolu günler yaşadı. Bana p konuyu hep babam ve rahmetli babaannem anlatırdı. Bir de, politik olarak konulara fazla girdiğiniz zaman pek iyi olmuyor. Deşmenin bir faydası yok, kimseye. İyi günlerimiz de oldu, kötü günlerimiz de. Biz burada yaşadık. Silahlı çatışmalar gördük, evet, ama güzel törenler, resmigeçitler de  gördük. Oturduğumuz semt de burasıydı, Meşrutiyet Caddesi'nde otururduk. Benim çocukluğumda 3 milyondu İstanbul'un nüfusu. 3 milyon dendi mi, Uuu, amma kalalabık derlerdi. Şimdi 20 milyona dayandı.

Müşteri ilişkileri açısından, 20 milyonluk şehir ile yıllar öncesinin şehri arasında nasıl farklar var?

Dağlar kadar fark var. 30'lu, 40'lı yıllarında hanımlarının mentalitesiyle bugünkü hanımların mentalitesi çok farklı. Giyim kuşam da çok farklı. Mesela o dönemde ipli korseler vardı, şimdi yok. Korselerin bir kısmı lastik, bir kısmı kumaştan yapılırdı. Lastik pek yoktu. Yılbaşından veya bayramlardan birkaç ay önce siparişler gelirdi ki o tarihlere yetiştirebilelim. Kadın,erkek ilişkileri de daha muhafazakardı, şimdi daha kolay oldu. Evli ya da nişanlı olmayan insanları kol kola göremezdiniz.

Sizin mesleğiniz biraz cinsellikle de ilgili, değil mi?

Tabii. Bayan- erkek iç çamaşırı sattığımız için cinselliğe de hitap eden bir meslek bu. Bunu, burada bayan tezgahtar olmadığı için fark ediyoruz. Bilhassa Arap müşterilerimiz oluyor, kapıda beni görünce çekip gidiyorlar. Çok alışkınım, bir sıkıntı yaşamıyorum.

-Yazısının yayınlanması hususunda gerekli razılığını veren Agos Gazetesi yazarı Rita Ender Hanımfendi çok teşekkür ederim.

-Fotoğraf www.ilovekaraims.com websitesinden alınmıştır


. İlya Avramoğlu(Kohen)'nu Litvanya'nın Trakay şehrinden ziyarete gelen bir grup öğrenci ile dükkanının önünde çektirdiği fotoğrafı.

Wednesday, August 21, 2013

İstanbul Karayları-Futbol, Maç ve Karay-Karaitika Dili-Esintiler 4

İstanbul Karay Cemaatimizin güzide kişiliklerinden, abilerimizden, Eski İstanbulda geçen yine enteresan bir olay ve bir kısım Karaitika Dilinde deyişler, sözler, hatta Karaitika dilinde Maç Tezahürat Sözleri...

Futbol, Maç ve Karay

1975-76 yıllarında geçer hikayemiz...
12-13 yaşlarında yaramaz mı yaramaz bir Karay Delikanlı.

Türkiye Spor Yazarları Kupası...Fenerbahçe-Galatasaray Maçı...

Sabah saat 7'de hikayemizin kahramanı genç erkenden kalkar adada. 

Babasından izin ister maça gidecek ya...
Babası izin vermemiş. Tabii ki arkadaşlarına da babaları izin vermemiş.
Arkadaşlarıyla beraber sabahın köründe başlarlar o dönemde depozitoyla verilen şişeleri toplamaya.
Neredeyse adadaki tüm şişeleri toplarlar... Bir güzel de bakkala satarlar. O para ile 7-8 kafadar atlarlar vapura maça giderler. Annesi deli gibi adada bu yaramaz çocuğu aramaya başlar. Çılgına döner bir türlü adada bulamaz. Karakola haber verilir. 

Bulunamaz.

Annesi, İstanbulda dükkanda olan babasını arar ve durumu anlatır. Babası hemen anlar, oğlunun nereye kaçtığını, arazi olduğunu ve annesine (sto vari  stavlepume) akşam görüşeceğiz onunla derler. Bu arada bu bahse konu maç ise gece oynanmaktadır.

Kahramanımız Karay Delikanlısı gece taaa bostancılardan 2:00 sularında arkadaşları ile beraber adaya döner.

Tabii ki arkadaşları ile maça kaçarlarken organize oldukları gibi, kendi anne ve babası, arkadaşlarının anne ve babalarıyla da onların dönüşü için organize olmuşlardır...Annesi ve Babası deli gibi evde beklerler ve arkadaşlarının da anneleri ve babaları...
Kapıdan içeri girer girmez. 

Babası (So diavlo pezenvengi-sa ses kotasa-sa ses şthipiso ğumari) der ve temiz bir sopalar.

Bu maçtan hatıra iki tane maç tezahüratı kalır...

-İ Fenerlides dene borisan ne kazandisune meto Galatasaray-Fenerlileri yine Galatasaray maçını kazanamadılar.

-Olli Fenerlides kayyikan-Fenerliler yandı

-İ Galatasaraylides ipan  imiz imazte  proto stin Turkiya-Galatasaraylılar Türkiyede birincidir.

-İ Fenerlides den areşun ta tria, yaafto pu efayan goli apton Konya, ve apton Arsenal







Sunday, August 18, 2013

Karay Yeraltı Sinagog Mimarisi ve Kökeni



 Neden Karay Sinagogları(Kaalları) yeraltına inşaa edilirdi?
 Bunun sebebi nedir?

Karaylar(Karaim) yüzyıllar boyunca diğer Musevi Cemaatlerinden farklı bir mimari geliştirmişlerdir.
Genelde bilindiği Kadim Karay Sinagogları(Kaalları) her zaman için yerin altında inşaa edilmiştir veya çatısının yeryüzü hizasında olmasına dikkat edilmiştir.

Bu konuda Karay Cemaati içinde olmasa da, Gayri-Karay Musevi topluluklarında çeşitli farklı görüşler ortaya atılmıştır.

Aslında Karayların eski zamanlarda Kaal(Sinagog)larını bu şekilde inşaa etmelerinin tek bir nedeni var. 

Tarihte ilk defa Karayları(Bene Mikra) bir çatı altında toplayan Anan Ben David HaNasi (Menuhato BeGanEden), ilk Karay Sinagogunu Yeruşalayim-Kudüste inşaa ederlerken Teilim Mizmor LeDavid (Hz.Davud'un Mezmurları) 130-1,2. bölümlerinden esinlenmiştir.

Güzel İstanbulumuzda bulunan yaklaşık 1.500 yıllık Karay Sinagogumuz ve Kırım'ın Çıfıt(Çift) Kale Kırk Yer mevkii Bahçesaray(BahçeKaray) şehrindeki Sinagoglarda bu şekilde inşa edilmiştir.

Şu anda hala bu Sinagog Kudüs(Yeruşalayim)'de bulunmaktadır. Yeruşalayim/Kudüs'ün en eski Sinagogu olma özelliğini taşımaktadır. Hala Kudüs/Yeruşalayim Karay Cemaatinin bünyesinde hizmet vermektedir. Şu anda genelde Yisrael'de  yeni yapılmış olan ve yapılmakta olan Karay Sinagoglarında bu adet takip edilmemektedir. Bu Mimari Geleneğin takip edilmemesinin herhangi bir nedeni yoktur.

Mezmur-Mizmor-Teilim-Zebur-Psalmi 130-1,2 Bölümler şu şekildedir.

İbranice Tercümesi; א שִׁיר הַמַּעֲלוֹת: מִמַּעֲמַקִּים קְרָאתִיךָ יְהוָה. ב אֲדֹנָי, שִׁמְעָה בְקוֹלִי: תִּהְיֶינָה אָזְנֶיךָ, קַשֻּׁבוֹת-- לְקוֹל, תַּחֲנוּנָי.

Karaitika Tercümesi; 1.Oido ton anavathmon.-EK VATHEON ekekrakza si, Ad.. 2.Ad.., eisakuzon tis fonizmu. Genithito ta ota su prozehonda eis tin fonon dis deiseoz mu.

Türkçe Tercümesi; 1-Derinliklerden sana sesleniyorum, ya RAB, 2-Sesimi işit, ya Rab, Yalvarışıma iyi kulak ver!

Kırım Karayca Tercümesi; 1-Ya Ad.., terenlikten men Seni çağırdım, 2-Ad.., sesimni eşit! qulaqlarıñ yalvaruvlarıma diqqat etsin!


 

Wednesday, August 14, 2013

İstanbul Karayları-Ninniler-Çocuk Şarkıları-Karaitika Dili-Esintiler 4

İyi Günler

Ha Kadoş Baruh Hu 07.09.2013 tarihinde idrak edeceğimiz Yom Terua öncesi, bizlerin daha hayırlı kararlar almamız için güzel vesileler nasip etsin.

İstanbul Karay Cemaati büyüklerimizden öğrendiğim yeni Karaitika mücevherleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yüzyıllardır İstanbul Karayları bu topraklarda çocuklarını bu Karaitika dilinde ninnilerle uyuttular ve onları  bu şarkılarla eğlendirdiler ve hala torunlarını bu şarkılarla ninnilerle büyütmekteler.

Ne güzel söylemiş Martin Heidegger;

DİL VAROLMANIN EVİDİR

İlk şarkımızın adı  Supa Ke Karidya yani Çorba ile Ceviz.
Bu şarkı İstanbul Karay Cemaatinde Karaitika dilinde küçük çocuklara söylenen bir şarkıdır.

Ti tha fame apopsa?-Bu akşam ne yiyeceğiz?
Sopa ke karidya-çorba ile ceviz
Ama çharti o babas-Baba geleceği zaman
Çala ta karidya-Cevizleri kıracağız

İkinci çocuk şarkımızın adı Hiyoni Hiyoni yani Kar Kar

Hiyoni hiyoni-kar kar
O babas kriyoni-baba  üşüyor
İ kata mayerevyi-kedi yemek pişiriyor
Kyo bodigos horevyi-fare dans ediyor


Üçüncü olarak İstanbul Karaylarının yaklaşık 1.500 yıldır çocuklarına bu güzel İstanbulumuzda söyledikleri Karaitika dilinde başka bir çocuk şarkısı Kupepe

Kupepe Kupepe
Naseparo Kurabiye-Alayım sana kurabiye
Kurabiye mesoharti- Kağıdın içinde
Ke lokumya(likumya-lekumya) so kuti-Kutu içinde lokum




Sunday, August 11, 2013

Kutsal Topraklardaki Karay Cemaati Dini Konseyinin 304. Ay Döngüsü 17.yıla göre tayin ettiği 5774 (2013-2014) yılı Dini Bayram ve Oruç Günleri Listesi

Kutsal Topraklardaki Karay Cemaati Dini Konseyinin 304. Ay Döngüsü 17.yıla göre tayin ettiği 5774 (2013-2014) yılı Dini Bayram ve Oruç Günleri Listesi



Roş Haşana-Yom Terua-Bıtgı Künü(Yeni Yıl)         07.09.2013
Yom Kippur (Kefaret Günü)-Boşatlıh                    16.09.2013
Sukkot-Alaçıh Hıcı-Orah Toyu                                21.09.2013
Şemini Açeret                                                          28.09.2013
Çom Şevii-Oruç                                                        30.09.2013
Tevet Ay’ının 10.günü Orucu                                 15.12.2013
Purim-Kınış 1.Gün                                                   14.02.2014
Layla Seder-Pesah Seder Gecesi                            14.04.2014
Hag AMaççot-Pesah-Tımbıl Hıccı 1.Gün                15.04.2014
Yom Hanafat Ha’Omer                                            20.04.2014

Şevii Aseret-Pesah 7.Gün                                      21.04.2014
Holokost Anma Günü                                            28.04.2014
Şavuot-Aftalar Hıcı                                                  08.06.2014
Çom Revii-Revii Orucu                                            07.07.2014
Çom Hamişi-Hamişi Orucu                                      04.08.2014
Çom Eyha-Asara BeAv-Eyha Orucu                        07.08.2014
Roş Haşana-Yom Terua-Yeni Yıl (5775 Yılı)             26.09.2014

Saturday, August 10, 2013

İstanbul Karayları-Ev Hali-Aile-Ninni-İyi Niyet Temennileri-Karaitika Dili-Esintiler 3

Şavua Tov, Kali Evdomada, Bueno Semana, İyi Haftalar, Aftañız Yahşı Bolsun,

Bu hafta Cemaatimizin büyüklerinden temin ettiğimiz Karaitika Mücevherlerin üzerine yeni Mücevherler katıyoruz.

Ninnilerle, tekerlemelerler başlıyoruz, çocuklara hitap, dini iyi niyet temennileri ile bitiriyoruz.

Akıllarda kalan bir ninni:
Nani nani nanaketu Keipnosta mataketu

A koma ena potiraki A koma ena tragulaki

Yaramaz çocukları sakinleştirmek için tekerleme şeklinde belli bir melodiyle bu cümle tekrarlanırdı;

Ena kalo pıravma ehi(senin için iyi bir şeyim var)

Karaitika bir kısım akraba adları;
İmanamu-Annem
Opapusmu-Dedem
Obabazmu-Babam
Tantimu-Teyzem
Onkmu-Amcam
Korimu-Kızım
Oyosmu-Oğlum
Pedimu-Çocuğum

Karay bir çocuk durup dururken ağlamaya başladığı zaman büyükler şöyle derlerdi;
Ya ipno ehi, ya aehina katurişi, ya pinase- Ya uykusu geldi, ya çişi geldi, ya acıktı

Günlük hayatta kullanılan bir kısım başka sözcükler ve cümle kalıpları;

Serpetos-Yaramaz
Hodro kefali-Kalın kafalı
Poli nostimi ine-çok tatlı
Poli serpetos-Çok yaramaz
Fai-yemek
Fae-Ye
Halvaspitiko-Un Helvası
İpomoni Themu-Sabır Allahım
O Theos na sas voisi-Allah yardım etsin
O Theos na kiripsi-Allah korusun
İpistimaz-Dinimiz

Eheya panaya ketamilisame
Afta ta pravma kelizmonisume

Groşya-Kuruş
Kalos Duyez-İyi İşler

  

İstanbul Karayları ve Yaşamı-Saranda Lires(Kırk Lira-Hikaye)Karaitika Dili-Esintiler 3

Saranda Lires(Hikaye-Kırk Lira) Saranda Lires, İstanbul Karayları arasında yaygın olarak kullanılan Karaitika dilinde kırk lira demektir. Bu hikaye Büyükadada ve İstanbulda yıllarca anlatılmış ve hikayenin ana kahramanı olan yaramaz çocuk çok uzun zaman boyunca saranda lires olarak anılmıştır. Yaklaşık kırk altı yıl önce şimdiye kıyasla hayat standartlarına göre temizlik yaptırmak bir lükstü ve çok pahalıydı. O zamanın parasıyla kırk liraydı. İstanbullu bir Karay ailesinde çok ama çok yaramaz bir erkek çocuk vardı. O kadar yaramaz bir çocuktu ki eskiden adada tüp taşımak için kullanılan eşeklerden birini kaçırıp gizlice evin içine soktuğu bile olmuştu. Bu çocuk hiçbir şekilde eve gelen doğu kökenli temizlikçiye ve annesine milyon türlü yaramazlık yapar, ve temizlik yaptırmazdı.Annesi ona SARANDA LİRES(KIRK LİRA) diye bağırırdı ki bu yaramaz çocuk verdikleri parayı hatırlasın ve yaramazlığa bir son versin. O çocuk ve annesine uzun yıllar adada ve istanbulda saranda lires diye seslenildi. Aradan yıllar geçmesine rağmen o temizlikçi bayan hala o çocuğun dükkanının önünden geçerken saranda lires diye bağırmaktadır.

Saturday, August 3, 2013

İstanbul Karayları-Karaitika Dili-Esintiler 2

İyi Haftalar, Kali Evdomada, Şavua Tov, Aftañız yahşı bolsın

Kaldığımız yerden İstanbul Karaylarının bu kadim dilimiz olan Karaitikamız hakkındaki cevherlerin çıkartılmasına devam ediyorum. Günümüzde hala aktif şekilde 50 yaş üstü İstanbul Karay jenerasyonu arasında kullanılmaktadır. Elimden geldiği kadar bu güzel İstanbulumuzda 2.000 yıla aşkın zamandır konuşulan bu müstesna lisandan bazı şeyler paylaşacağım. Ha Kadoş Baruh Hu, Ha-Şem Ha Meforaş, başımızdan büyüklerimizi eksik etmesin. Maksadım, yok olma tehlikesi altındaki bu dilimizle alakalı gelecek nesiller için bir iz bırakabilmek.

Galata=Süt ve Süt Ürünleri ticareti yapan demek-Bizans zamanında Galata mıntıkasında Karaylar(Karaim) süt ve süt ürünleri ticareti ile uğraşırlardı. Bu yüzden bu bölgenin adı Galatadır.
Steku=Dur
Ukeri=Muhtelif küçük eşyalar için dolap
Güleseni=Rakı
Tinpules=Ne söylüyorsun?
Sopa=Sus demek
Pupas=nereye gidiyorsun?
Kodimedo=maydanoz
Anitho=maydanoz
Mihothis siz duyezmu?= sokulma benim işlerime
Duya=iş
duyez=işler
Ela napame so kal= Hadi Kaala gidelim
Anikse=aç
Sfalikse=Kapat
pede=beş
edeka=onbeş
ekşi=altı
Kalo naperasiten=İyi geçinin (Yeni evliler için temenni)
İsiz nazisiten= Başınız sağ olsun
Ollo kalo=Herşey iyi olsun
Upa Ehi= Düğün(Hupa) var
Hıriya=İhtiyaç
Hıriyastiko=Tuvalet ihtiyacı yeri
De hiriyazeten=o lazım değil
Yavanitika=Rumca
Ravanitika=İbranice
Kalo Kşimoroma=İyi Uyanmalar


Sunday, July 28, 2013

İstanbul Karayları-Karaitika Dili-Esintiler

Karaitika adlı  İstanbul Karaylarının kullandıkları dil yaklaşık 2.000 yılı yakındır bu coğrafyada kullanılan yerel bir dildir. Karaitika içinde Latince, Antik Yunanca, Karayca, İbranice gibi çeşitli dillerden kelimeler barındırır. Karaitika dilinde bilinen tek yazılı kaynak Haham Yaakov Ben Reuven'nin Megilat Ester hakkındaki açıklamalarıdır. Bu kitap 2006 yılında tekrardan İsrael Karay Cemaati tarafından İsraelde basılmıştır. Bu kitabın 15, 17, 24, 27, 31 sayfalarının altındaki yorumlarda rastlayabilirsiniz. Aşağıdaki linkten kitabı inceleyebilirisiniz.

http://www.karaim.net/modules.php?name=Downloads&d_op=getit&lid=128


Purim Bayramında İstanbul Karaylarının yaptıkları geleneksel yemeklerden bir kaçının adları:

Ta dodya tu Aman= Aman'nın Dişleri
Cevizli Baklava= Kalçuniya Karidero

Pesah Bayramında İstanbul Karaylarının yaptıkları geleneksel yemeklerden bir kaçının adları:

Maçça
Kalçuni


Karaitika Dilinde Günlük kullanılan bazı kelimeler ve cümle kalıpları:

Apadekse=Bekle
Bagari=Dolap
Hodra=Kalın
Hodros=Şişman
Kapsaki=Biraz
Kate=Biraz
Kateva= İn
Katevaşya=Nezle
Laftokara=Fındık
Mazal Kalo ne Ehis=İyi şansın olsun
Mazal kalo na ehete= İyi şansınız olsun
Vorğa=Çabuk
Sıteku=Dur
Tupta=Hiçbir şey
Ulase=Sonuç nedir? Sonucu nedir? Sonuç olarak.


Monday, July 22, 2013

Sefer Teilim-Kırım Karayca-Zebur-Birinci Kitap-4-Aqşam Duvası-Aqşam Tefillası

Aqşam Duvası

Baş çalğıcı içün. Telli çalğı aletlerinde. Davidniñ mizmorı

Seni çağırğanımda, meni eşit,
Ey, Menim adil T-ñrim!
Belãğa oğrağanımda,
Sen maña yardım ettiñ.
Kene maña meramet eyle de,
duvamnı eşit!

Ey, aqaylarnıñ oğulları,
ne vaqıtqace şuretimni masharağa
çevireceksiñiz?
Ne vaqıtqace boş niyetlerni
seveceksiñiz?
Ne vaqıtqace yalan qıdıracaqsıñız?

SELA

Amma biliñiz:
Ha-Şem insaflılarnı Ozü içün ayırıp aldı.
Men Onı çağırğanımda,
Ha-Şem meni eşitir.

Açuvlañğanıñızda, guna yapmañız.
Yatqanıñızda, er bir şeyni yurekleriñizde tüşüniñiz ve tınçlanıñız.

SELA

İnsafnen qorbanlar çalıñız
ve Ha-Şemge işanıñız!

Çoq adamlar:
Kim bizge yahşılıq kosterecek? deyler.
Yüzüñniñ nuru ustümizni yarıqlatsın,
ya Ha-Şem!

Adamlar boğday ve şarap bolluğına quvanalar, lãkin Sen menim yüregime çoqça quvanç qoydıñ!

Aman-esen yatıp yuqlayım,
çünki, tek Sen, ya Ha-Şem,
maña havfsızlıqta yaşamağa yol beresiñ!

Thursday, July 4, 2013

Sefer Teilim-Kırım Karayca-Zebur-Birinci Kitap-3-Saba Duvası-Saba Tefillası

Saba Duvası

David oz oğlu Avişalomdan qaçayatqan vaqıtta bu mizmornı ayttı.

Ya Ha-Şem, duşmanlarım ne qadar çoqlaştı!
Çoqları maña qarşı baş kotereler!

Çoqları menim canıma:
T-nri onı qurtarmaz,-deyler. SELA

Amma Sen, ya Ha-Şem,
çevre-çetimde qalqansıñ,
menim şuretimsiñ,
başımnı yuqarığa kotergen-Sensiñ.

Ha-Şem'ñi qıçırıp çağırırım,
ve Oz muqaddes dağından O meni eşitir. SELA

Men yatıp yuqlayım, uyanıp turam,
çünki Ha-Şem meni qorçalay.

Er taraftan maña qarşı çıqqan on
biñlerce adamlar
yüregime qorqu iç kirsetmez.

Ya Ha-Şem, yerinden tur,
qurtar meni, ey, T-ñrim!

Sen episi duşmanlarımnı çengesine urıp,
yaramazlarnıñ tişlerini sındırırsıñ!

Ha-Şem qurtara!
Seniñ razılığıñ halqıñnen olsun!

SELA